EGITIM KARANLIKTA YERE TÜKÜRMEMEKTIR - İNCELEME - karayagiz / 2/12/2008
 528

EGITIM KARANLIKTA YERE TÜKÜRMEMEKTIR

Egitim Karanlikta Yere Tükürmemektir


Üsküdarli Aziz Mahmud-i Hüdâî Hazretleri üstadi Üftade (k.s.) hazretlerinin hizmetinde daha ilk yillarindan talebe iken birçok talebe arkadaslarinin arasinda üstadinin yaninda ayri bir yeri vardi. Üftade Hazretleri müridIeri arasinda en çok onunla ilgilenir, birçok iltifatlar eder ve onun yetismesine ayri bir ihtimam gösterirdi. Üstadin o talebesi ile fazla mesgul olmasini etraftan hissedenler ve birçok talebesi çekemiyor, ‘biz de talebeyiz, onun bizden ne farki var! ’ diyorlardi.
Talebelerin ve bazi kesimlerin bu halini sezen Üftade hazretleri , onlari imtihan etmek istedi.. Hepsini huzuruna çagirdi, ellerine birer biçak ve birer de tavuk verip:
‘Bunu gidip kimsenin görmedigi bir yerde kesip geleceksiniz. Tek sartim keserken kimsenin sizi görmemesi ve yalniz olmanizdir. Kim daha çabuk gelirse benim en çok takdirimi o talebem kazanmis olur’ buyurdular.
Biçakla tavugu alan talebeler süratle etrafa yayildilar ve kendilerine göre, gizli birer yer bularak kesip getirdiler.
Fakat o hakkinda dedikodu yaptiklari ‘onun bizden ne farki var’ dedikleri talebe hayli zaman olmasina ragmen ortaliklarda yoktu.
Erken gelenler kendi aralarinda konusuyorlardi: ‘Hocanin huzuruna çikmaya yüzü yok ki, kesip de gelsin. Kim bilir simdi nerelerde dolasiyor’ diyorlardi. O talebe hayli zaman sonra elinde canli tavuk oldugu halde kesmeden çikip geldi. Tavugu kesip gelenler ona gülmeye basladilar:
‘Bir tavugu kesmeyi becerememis’ diyorlardi kendi kendilerine.
Hocalari, sordu: ‘Herkes kesip geldigi halde, sen nerede kaldin,hep seni bekliyoruz. Bu zamana kadar nerdesin?’ diye... O zaman daha talebelik yillarini yasamakta olan daha sonra büyük bir mürsid olacak olan Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri söyle cevap verdi: ‘Hocam, sizi beklettigim için ayrica özür dilerim. Lakin ben nereye gitti isem beni kimsenin göremeyecegi bir yer bulamadim. En kapali bir yer dahi bulsam, iyi biliyordum ki Allah (C.C.) beni mutlaka görüyordu. Ve böylece oradan oraya ,oradan oraya kostum, sizin emrinizi yerine getiremeden geldim’ dedi.
Tabii bu hadiseden sonra anladilar diger talebeler hocasinin neden en çok onu sevdigini ve onunla daha fazla niçin alakadar oldugunu...
Yukarida hikaye Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin gerçek bir hayat hikayesinden sadece bir bölümdür. Oradaki terbiyeden çok önemli kavramlar çikarmaliyiz kendimize. Kendimizi sorgulamali ve neyi niçin yaptigimizi kendimize açikca belirtmeliyiz.Önce kendimizi kurtarmaliyiz.Önce kendimizi aydinlatmaliyiz.Önce kendimizi egitmeliyiz.
Iste günümüzde insanlar bu olgudan uzaklasmis ve kameralarin ve insanlarin olmadigi anlarda ceplerini doldurma çabasi içindedir.Sadece bu mu hayir!
Yolda biri cüzdan bulsa hemen cebine atiyor nasilsa kimse görmedi diyerek.Savunma mekanizmasida masallah boru gibi ,iste bu tarz insanlarin efendim ben almasam baskasi alacakti gibi söylemleri bu mekanizmanin en üst mertebesindeki ahlaksizlik tablosudur.
Egitim bir terbiyedir.Öyle bir terbiyedir ki ‘karanlikta yere tükürmeyen’ bir toplum terbiye eder.
‘Egitim Karanlikta Yere Tükürmemektir ! ’

22.00 /11.Subat 2008
Sezer Çaliskanog
Hendek

karayagiz / Sezer Çaliskanog, Sakarya / 12 Şubat 2008, Salı



Egitim Karanlikta Yere Tükürmemektir Üsküdarli Aziz Mahmud-i Hüdâî Hazretleri üstadi Üftade (k.s.) hazretlerinin hizmetinde daha ilk yillarindan talebe ike

Eser Yorumları (1)

  1. avatar

    EGITIM KARANLIKTA YERE TÜKÜRMEMEKTIR başlıklı bu esere ilk yorumu siz yazmak isterseniz lütfen aşağıdaki yorum alanına; adınızı, soyadınızı, verdiğiniz puanı ve eser hakkında düşündüklerinizi yazarak yorumu kaydet butonuna tıklayın. Yazdığınız yorum, editörlerimiz tarafından kontrol edilip onaylandıktan sonra eser altında yayına verilecektir...

Sizde Yorum Ekleyin

    Aynı Kategorideki Diğer Eserler

  1. TÜRK ROMANINDA ÇANAKKALE ZAFERİ

    TÜRK ROMANINDA ÇANAKKALE ZAFERİ M.NİHAT MALKOÇ Roman, Latincede ‘yazı’ anlamına gelen bir kelimedir. Gerçek yaşamı yansıtmaya çalışan roman; hayatta olmuş ya da olabilecekleri yer, zaman, kişi ve olay örgüsü unsurları ile anlatmaktır. Roman, insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür olarak da tanımlanabilir. Romanı diğer edebî türlerden ayıran belirgin özellik uzunluğudur. Bu türü hikâyeden ayıran da hacim olar...

    Devamını Oku


    AKADEMISYEN ARKADASIM DOÇ.DR. YÜKSEL AYDAR

    AKADEMISYEN ARKADASIM DOÇ.DR. YÜKSEL AYDAR M.NIHAT MALKOÇ Köprübasi kabuk degistiriyor. Daglarin ortasinda kalmis bu ilçenin sesi Türkiye’nin dört bir yaninda yankilaniyor. Adnan Kahveci’nin ve Recep Yazicioglu’nun memleketi, bagrindan çikardigi yeni degerlerle Türkiye’nin gözde ilçelerinden biri oldugunu gösteriyor. Köprübasi son yillarda bilimde yeni çehreler çikariyor ortaya. Iste bu yeni çehrelerden biri de Doç. Dr. Yüksel Aydar’dir. Köprübasi’nin iftihar kaynaklarindan biri olan Aydar, su an itibariyle Eskisehir Osmangazi Üniversi...

    Devamını Oku


    Basarinin Yedi Anahtari

    Ögrenci seçme sinavina bir ay kaldi. Bu sinava hazirlanan ögrencileri simdiden tanimi güç bir sinav kaygisi sardi. Dogal bir kaygidir bu, yeter ki, dozu asiriya kaçmasin, kontrol edilebilecek düzeyi geçmesin. Bu asamada ögrencilere ve ögrenci velilerine yardimci olabilecegini umdugum bir reçete vermek istiyorum. ...

    Devamını Oku


    Sinav ve Basari

    Haziranin üçüncü haftasinda ÖSS(Ögrenci Seçme Sinavi ) var. Çocuklarimiz yine yarisacaklar. Bilgi ve birikimlerini ortaya koyarak geleceklerini belirlemeye, yillardir kurduklari hayallere, hedeflerine ulasmaya çaba harcayacaklar. Bir egitimci olarak sinav öncesi gençlere ve ebeveynlerine bazi hatirlatmalarda bulunmak, deyim yerindeyse bazi taktikler vermek istiyorum. Sevgili gençler; ÖSS sinavi liseden sonraki meslek hayatinizi yani gelecekteki yasam biçiminizi, hayat kalitenizi belirleyecek k...

    Devamını Oku